Hepimizin başına gelmiştir: bir yerden bir şey kopyalarsın — bir telefon numarası, bir kod parçası, bir adres — ve tam yapıştıracakken araya başka bir şey kopyalarsın. İlk kopyaladığın da... gitmiştir. O sayfaya geri dönersin, ararsın, bulursun, yeniden kopyalarsın. Günde kaç kez yapıyoruz bunu? Ben saymayı çoktan bıraktım.
Uzun süre bunu "e işte, böyle" diye kabullenmiştim. Sonra bir gün, aynı şeyi üst üste üçüncü kez kopyalarken durdum ve kendi kendime "ya bunu çözebilirim" dedim. Clipory tam buradan, o küçücük sinir bozukluğundan doğdu.
Aslında çok basit bir şey yapıyor
Sistem tepsinde sessizce durur ve sen kopyaladıkça hatırlar. Bir şeye ihtiyacın olduğunda Ctrl + Shift + V'ye basarsın; o an çalıştığın uygulamanın üstünde küçük bir liste açılır. Yazarak ararsın, ok tuşlarıyla gezinirsin, Enter'a basarsın — ve seçtiğin kopya doğrudan o uygulamaya yapışır. Pencere değiştirmek, geri dönmek, "neredeydi ya" demek yok.
Sık kullandıklarını sabitleyebilirsin; favoriler hep üstte kalır, asla silinmez. Bilgisayarı kapatıp açsan bile geçmişin yerli yerinde durur. İstersen Windows ile birlikte açılır, arayüzünü Türkçe ya da İngilizce yaparsın. Yani günlük akışına bir kez giriyor ve bir daha çıkmıyor.
Her şey senin makinende kalıyor
Benim için en kıymetli kısmı bu: hiçbir kopyan buluta gitmiyor, bir sunucuya yüklenmiyor, hiçbir yere "merhaba" bile demiyor. Geçmiş yalnızca kendi bilgisayarında, basit bir dosyada duruyor. Çünkü pano dediğimiz şey bazen en özel şeyleri taşır — bir şifre, özel bir mesaj, bir müşteri bilgisi. Bunların senden başka kimseyi ilgilendirmemesi gerektiğini düşündüm.
Bir de yapım tarafı
Bunu da paylaşmak istiyorum çünkü açıkçası gurur duyduğum bir nokta: Clipory'yi C# ve WPF ile, .NET 8 üzerinde, tek bir üçüncü parti bağımlılık kullanmadan yazdım. Global kısayolu yakalamak, popup'ı doğru pencerenin üstüne getirmek, sonra odağı eski uygulamaya geri verip yapıştırmayı tetiklemek… Kulağa küçük geliyor ama her biri ayrı bir bulmacaydı ve tek tek çözmek inanılmaz keyifliydi. Sonunda hafif, hızlı ve "yoldan çekilen" bir şey çıktı ortaya.
Clipory şu an açık kaynak (MIT) ve ücretsiz. Henüz hazır bir indirme olarak yayınlamadım, şimdilik kaynaktan çalışıyor — ama kodu tamamen açık; dilersen bakar, çalıştırır, kendine göre derlersin. Yakında paylaşılabilir bir .exe de gelecek.
Eğer sen de benim gibi ara ara "az önce ne kopyalamıştım ya" diye kendine kızıyorsan, bir dene derim. Belki senin de günde birkaç kez içini rahatlatır.
Kod burada: github.com/volkanturhan/clipory — denersen ne düşündüğünü gerçekten çok merak ederim. 🙂